buğulanmak

nsz
1. 形成蒸汽; 蒙上水气: Camlar buğulandı. 玻璃上蒙上了水气。
2. 转́ (眼睛)湿润; 眼发花: Bu zavallı çokça içmişe benziyor, gözleri buğulanmış, biraz da kaymış. 这家伙好像是喝多了, 泪眼朦胧, 口歪眼斜。İşten çıkarıldığını öğrenince gözleri buğulandı, bir şey söyleyemedi. 他得知自己经被解雇的消息后两眼湿润了, 一句话也说不出来了。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • buğulanmak — nsz Üzerinde buğu oluşmak, buğu ile kaplanmak Cigara dumanı, solukların sıcaklığı ile kahvelerin camları iyice buğulanmıştı. N. Cumalı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gözleri buğulanmak (veya bulutlanmak) — gözleri yaşararak çevreyi bulanık görmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • buğulanıvermek — nsz Çabucak buğulanmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • buğulanma — is. Buğulanmak işi Zaten manzarayı bozuk ve dumanlı gösteren yalnız camların buğulanması değil... R. H. Karay …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • puslanmak — nsz 1) Hava hafif sisli bir durum almak 2) Buğulanmak Zehra nın gözleri puslanıyor. Uyku mu, kahır mı, acı mı bilinmez. A. İlhan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • burmak — kokmak (iyi), buğusu yükselmek, buğulanmak II, 6; III, 180 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.